İlginç Bilgiler

Ölüm Sonrası Fotoğrafçılığı olan Post Mortem ve Enteresan Gerçekler

Bilinmeyenler Enteresan Bilgiler Enteresan Hayatlar İlginç Bilgiler
ölüm fotoğrafçılığı

Latince kökenli olan “Post” ve “Mortem” sözcüklerinin birleşiminden meydana gelen Post Mortem, “Ölüm Sonrası” demekken, ölen kişiyle son bir anı fotoğrafı çektirmek için kullanılan fotoğrafçılık terimidir.

Otopsi, kadavra anlamında da kullanılan Post-Mortem, fotoğrafçılık tarihi açısından bambaşka bir yere sahipken üstüne çok kez tez yazılan ve araştırma yapılan bir konu olmuştur.


Fotoğraf makinesinin yeni yeni yaygınlaştığı ve fotoğraf çektirmenin lüks olduğu dönemler olan 19. yüzyılda ortaya çıkan “Post Mortem” ilginç bir gelenek olarak özellikle Amerika ve Avrupa’da uzun yıllar görülmüştür. Anı portreleri, ölüm sembolü ve matem portreleri (memorial portraiture, memento mori, mourning portraits) olarak da geçen Post-Mortem, Türkçe’ye “otopsi ya da kadavra fotoğrafçılığı” olarak çevrilirken çıkış noktası -tahminen- 15. yüzyıla dayanmaktadır. O dönemler ölen kişinin, sevenlerine son bir anısı olarak (kiliselerde) resmi çizilirken, oldukça masraflı olan bu resim çizimleri yerini gelişen teknolojiyle ucuz ve pratikliğe bırakmıştır.


Alternatif olarak fotoğraf makinesinin icadı görülen bu durum, 1839 yılına denk gelmektedir. Yani 19. yüzyılda oldukça popüler olan “kadavra fotoğrafçılığı/ post mortem” ölü kişilerin canlı gibi giydirilip boyanarak, yanına da aile bireyleri konarak fotoğraflanmasıyla yaygınlaşmıştır. Post Mortem’in ilginç tarafı tıpkı günümüz fotoğrafçılığındaki gibi anıları taze tutmak olurken, yas zamanındaki anıları unutmamak ve ölen kişiyi ebediyete kadar hatırlamak geçerli bir sebep olmuştur.

Odak noktasında melankoli olan Post Mortem’te bir diğer ilginç nokta da (dezavantaj), o dönemler pozlama tekniğinin çok gelişmediğinden dolayı uzun süren fotoğraflama tekniği ve bu sırada flu olarak çekilen canlı kişilerin kimi zaman ölü gibi görünmesine neden olmuştur (ölülerin yanaklarını pembeye boyadıkları ve fotoğrafı çeken kişinin de pozlama sırasında kolunu koyacak mekanizma olmadığını unutmazsak, normal gelebilir).


Daha eskilere bakılınca ilk Post Mortemler tabut içindeki ölünün çiçekler içindeki fotoğraflarıyken, çocuk ve bebekler de bu stilin öncüleri olmuştur. Küçük bebeklerden geriye pek fazla anı kalmayan aileler post mortemi tercih ederken genelde çocuklarını oyuncaklarla fotoğraflaştırmıştır. Çocukların genelde beşikte ya da kanepede dinlenirmiş gibi çekildiği post mortem fotoğraflarda anneler, babalardan daha sık bulunmuştur.

19. yüzyılda en çok kullanılan fotoğrafçılık çeşiti olan Post Mortem, 20. yüzyılda tamamen yok olmuş ve geriye de çekilen fotoğrafları bırakmıştır. Fakat günümüzde Doğu Avrupa gibi bazı bölgelerde hala uygulanan Post Mortem geleneği, Doğu Katolik ve Doğu Ortodoks Kiliseleri’ne bağlı Hristiyanlar tarafından tabuttaki cansız bedenlerin anısı için kullanılmaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© Copyright 2019 Tüm Hakları Saklıdır-www.EnteresanHayatlar.Com EnteresanHayatlar.com sitesini görüntülediğiniz an sitenin Kullanım Koşullarını ve Gizlilik Politikasını kabul etmiş olursunuz.